Gelenek Görenekler

1912 yılından 1951 yılına kadar geçen dönemde Kosova’da göçler, bozgunlar, yıkımlar, acılar ve sıkıntılar içerisinde I. ve II. Dünya savaşlarını da yaşamak zorunda kalan Türklerin sayısı ehemmiyetli bir biçimde azalmıştır. Bunun sonucunda tam bir azınlık yaşantısı sürdüren Türkler bilinç ve sağduyusu ile geleceğe olan itikadını hiçbir zaman yitirmemiştir. Asırlar boyunca yurt bildiği ve edindiği Rumeli topraklarında hiç bitmeyen buranlar muhtevasında zaman zaman yalnız da kalsa yine de zengin ve uygar geçmişinin birikimine güvenmeyi geleceğini sağlamak açısından ilke kabul etmiştir.

Etkin bir yaşamı elden bırakmadan sürdürmek, Türkçemizi dilden dile yaşatmak, kültür, sanat, örf, adet, gelenek ve göreneklerimizle birlikte daha da parlak kılmak ve pekiştirmek, halkımızın geçmişten geleceğe taşıdığı hususiyetlerinden en önemlisidir. Bu nedenle II. Dünya Savaşının olanca karmaşıklığı ve tehlikelerine rağmen bu topraklarda yaşayan diğer halklar gibi Türklerin de yaşantısını etkilemiş, kesintiye uğratmış, fakat hiçbir şekilde söndürememiştir. Çünkü toplumsal bir olay olarak savaşın yararlarının sıralamasında bilincimizin, dinimizin, Türkçemizin ve atalarımızdan miras kalan medeniyetimizin bizlere verdiği umut ve sunduğu yaşama direncinin her şeyden üstün olduğunu kanıtlamıştır.
Türk halkının tarihten gelen bu bilinci her ne kadar gizlenmeye çalışılmışsa da, 1951 yılında Türklerin yeniden sahneye çıkmasıyla Kosova, burada yaşamakta olan diğer halklar gibi Türklerin de yurdu olduğu inkâr edilemez bir duruma gelmiştir ve Kosova Türklüğü bu kopukluğa rağmen, başta diliyle, diniyle, eğitimiyle, okullarıyla, dernekleriyle, sanatıyla, kültürüyle, örf, adet, gelenek, görenek ve diğer edinimleriyle kendi mevcudiyetini devam ettirmeye ve günümüze kadar dimdik ayakta tutmaya başarmıştır.

Bu ve saymadığımız diğer etkinlikler sayesinde bugün Kosova’da Osmanlı medeniyetinin devamını oluşturan ve her şeyi ile bu topraklarda eğitimini ve Türklüğü yaşatan Türkler, buralarda yaşayan diğer halklarla kurmuş olduğu irtibatlarda da kendini göstermiş ve kendi benliğini korumakta örnek bir millet olmuştur. Eskiden olduğu gibi, bugün de bu özellikleriyle topluma karşı görüşü, ahlakı, yaşam tarzı, estetik anlayışı, kültürü örf, adet, gelenek, görenek ve benliği geniş çevreye yayılarak, yaşadığı bu topraklarda yüzyıllar öncesi vurulan Türk damgası hala korunmaktadır.

Prizren söz konusu olunca her zaman karşımıza onun zengin tarihi, müteakiben Vilayet merkezi olduğu döneminde oynadığı rolü, içinde barındığı çok sayıda Osmanlı mimari eserleri ve elyazmalarıyla karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla bu özellikleriyle ön yapan Prizren her yönlü tetkik açısından her zaman güncel olarak kalmış ve kalmaya da devam etmektedir.

Prizren’deki örf, adet, gelenek ve görenklerle ilgili bugüne kadar rabıtalı yayınlanmış bir çalışma olmadığından dolayı, Prizren’deki örf, adet, gelenek ve görenklerle ilgili ilk defa bu çalışmamız aracılığıyla geniş bir araştırmaya konu teşkil ederek, bilim kamuoyuna sunulmaktadır ki bu yönde çalışmamız bir kaynak eserini oluşturmaktadır. Bu çalışmamızda Prizren’deki bütün örf, adet, gelenek ve görenklerimizi en gerçek halleriyle yansıtmak amacıyla, bu mevzu üzerinde bilgi sahibi olan yaşlı kadın ve erkeklerle uzun süredir oturup bu konular hakkında bilgiler edindik. Daha sonra bütün bu bilgileri ayrı ayrı başlıklara toplayıp değerlendirdik ve hacet olan noktalardan başlayarak, kayıtlamasıyla, resimlemesiyle, dosyalaştırdık.

Bu çalışmada örf, adet, gelenek ve görenek ve inançlarla ilgili ele alınan temaların, Prizren’de ne zaman ve nasıl gerçekleştiğini tespit edip, olduğu kadarıyla özelliklerini incelemek, hakkında bugüne kadar bilinen veya bilinmeyen malumatları vererek, derli toplu olmaya özenen bir belge halinde bilim kamu oyununa tanıtabilmektir.

Bu çaşışmamızla biz, Kosova coğrafyasındaki Prizren’de, atalarımızın yadigârı olan örf, adet, gelenek ve göreneklerimizin her günkü hayatımızdan silinmemesine damga vurmaya çalışmaktayız. Örf, adet, gelenek ve görenklerimizin her geçen gün biraz daha unutulmasına katlanmak istemediğimizden dolayı bu edinimlerimizin bir an önce gün yüzüne çıkmasının bura topluma büyük yararlı olacağına inanmaktayız.

Belirli bir tarih döneminde, toplumsal-ekonomik ve sosyal-politik koşulları altında yaşatılan örf, adet, gelenek ve göreneklerimiz, kültürel ve maddi değerler içinde yer alırken, bugün onların incelenmesi ve araştırılması eskilerde olduğu gibi, bugün de buralarda yaşamakta olan Türk toplumunun geçmişinin incelenmesi ve tetkiki yönünden, özel bir ehemmiyet taşımaktadır. Çünkü bunca yıl Türk zevkinin ürünü olan örf, adet, gelenek ve göreneklerimiz diğer edinimlerimizle birlikte her nevi törenlerimizde tatbik edilerek, buralarda eskiden kalan yenisi de dâhil Türkün sanat dehası sergilenmeye devam edilecektir, dilimiz, dinimiz tek sözle benliğimiz daha uzun yıllar yaşayacaktır.

Zaman ilerledikçe çoğu eski geleneklerimiz bazı yerleşim yerlerimizde önceleri gibi hâkimiyetini koruyarak, çoğu yerleşim yerlerimizde çağdaş toplumun etkisinde kalarak, bazı uygulanmalarında farklılıklar oluşturmuştur, ama sönmemiştir. Çağdaş toplumun tesirinde kalmalarına rağmen çoğu geleneklerimiz hala her günkü hayatımızın bir parçası olmakla birlikte, nesilden nesle aktarılarak günümüze kadar yaşatılmaktadırlar. Çünkü örf, adet, gelenek ve göreneklerimizin yaşatılması, burada mevcut olan Türklüğün yaşatılması anlamını da taşımaktadır ve bura Türklüğüyle eşdeğerdir. Dolayısıla bunun farkında olan Türk toplumu hem çağdaş olmaktan hem de atalarından kalan bu geleneklerinden pek kolay vazgeçmez. Bunun en büyük kanıtı da bu geleneklerimizin hala her günkü hayatımızda capcanlı kalması ve uygulanmasıdır.

Prizren’deki örf, adet, gelenk ve görenkleri 5 ana başlık altında toplamak mümkündür:
- Bahar tören ve gelenekleri
- Düğün tören ve gelenekleri
- Doğumla ilgili adet inanç ve gelenekler
- Sünnetle ilgili adet ve gelenekler
- Ölümle ilgili adet ve gelenekler
- Batıl İnançlar
- Halk kıyafetlerimiz

Bu çalışmada neşredilen örf, adet, gelenek ve göreneklerle mütedair mevcut olan çok sayıda bilgiler bizzat yerinde tespit edilen durumlardır. Çoğu adet ve gelenekler için çok sayıda eski ve yeni fotoğraflara da yer verilmiştir. Kitabın genel ana temasını Prizren oluşturduğu için hemen çalışmanın başında ilk defa ayrıntılı ama özlü bir biçimde Prizren tarihiyle ilgili de çok ehemmiyetli malumatlara yer verdiğimizi de bildirmek istiyoruz. Bu çalışmanın sadece Prizren-Kosova’da yaşamakta olan Türk toplumu için değil, burada yaşamakta olan bütün Müslüman toplumu için de çok değerli ve önemli bir çalışma olduğuna inanmaktayız. Uzun yıllardan sonra ilk defa Türkçe olarak Prizren’de örf, adet, gelenek ve göreneklerle ilgili böyle kapsamlı bir araştırma eserin Prizren’liler Kültür ve Yardımlaşma derneği Web sitesinde sunulmasından ve yayınlamasından gurur ve mutluluk duyduğumu ifade ederken, Türkiye’de ve Türkiye dışında yaşayan bütün emşerilerime saygılar sunar çalışmalarında başarılar dilerim.
Raif VIRMİÇA


Yeni Gölcük Yolu, Yuvacık Sapağı
İzmit/KOCAELİ
Sosyal Medya'da
Bizi Takip Edin.